Patch Bilenin, Guard Kuşananın 11 August 2007
Yazan Umut AYDIN, Kategori : Bilişim, Microsoft , trackbackBu aralar yanlş era’da doğduğumu destekleyen teknik problemlerin hat safhada olduğunu görmekteyim. Sharepoint Server 2007 üzerindeki sayısız bug’lar, Microsoft’un siz sormadıkça hiç bir hotfix’i size bildirmemesi ve sonuç itibariyle durmadan kazındığınız projeler. SP1′in çıkacağı aşikar, lakin o Service Pack’in ortaya çıkaracağı sorunları örtmek için çıkacak olan Hotfix’in tarihini kestirmemiz an itibariyle pek mümkün görünmüyor.
Eve kurduğum yeni PC’imde kullandığım Intel 965DLT board’un Windows Vista Ultimate x64‘de ses kartını görmemesi, HTC’nin rom update’lerinde çakılıp kalması sonrasında durmadan eski ROM’lara downgrade etmem vs.
Bu vakitler uzun bir makale yazacağım burada ilk fırsatta.
Başlık benim de yazılarımın olduğu güvenlik dergimiz Beyaz Şapka‘dan alıntıdır. www.beyazsapka.org adresinden yayınlanmış makalelere erişebilirsiniz.









Yorumlar»
Beyaz Şapka’yı iş yerinde görmüştüm. Güzel ve gerekli bir çalışma efendim. Başarılar.
Microsoft sistemlerin ilk çıkış anı ile SP1′i arasında geçen süre, kullananlar açısından hakikaten ızdırap verici olabiliyor. Allah kolaylık versin.
Bu arada ben de artık su yüzüne çıkıp karalamaya başladım Umut Bey. Selamlar.
Kesinlikle ama early adapter’lar olarak o ızdırabı yaşamaya alıştık bir nevi.
Aslında karalama demeyelim, ürünler oldukça başarılı, zira MOSS’dan söz edecek olursak alternatif nedir ki sektörde? Oracle Portal veya IBM’in Websphere’nin zaten kabiliyet olarak yapabildikleri ortada. Kesin olan MOSS’un rakiplerine oranla oldukça yetenekli ve geliştirilebilir olduğu.
Buradaki sıkıntı bu tip ürünlerin çıkartılırken yatay özelliklere ağırlık verilmesi, yani mümkün olduğu kadar feature ekleniyor ve bu da tam olarak tamamlanması gereken sürede gerçekleştirilmiyor. Zira Microsoft tarafındaki bir diğer gerçek ürünün en az teknolojisi kadar pazarlama tarafının büyük önem arz etmesi. Bu sebepten yatay gelişim yapıldıktan sonra çeşitli patch veya servis pack’ler ile dikey gelişim sağlanıyor.
Ancak bir diğer sıkıntı dediğim üzere iletişim kopukluğu. MOSS üzerinde ülkede en çok proje yapan şirketi yönetiyorum ve her projemizin başlangıç ve gelişim süreçlerinde bizzat bulunuyorum ama bahsettiğim üzere “böyle birşey var” bilgisini yollamadan kimsenin size “bakın böyle bir sorunla karşılaşabilirsiniz, bu şekilde çözebilirsiniz” i dememesi.
Bu da lokal anlamda kadro ve kaynak eksikliğinden gerçekleşebilir bunu da anlarım ancak günün sonunda eldeki durum belirttiğimden farklı değil.
Çok haklısınız. Kadro ve kaynak eksikliği, keyfiyet eksikliği ile birleşince blogları takip ederek, bir soru sorulduğunda blog adresi vererek geçiştirilen bir dikey gelişim söz konusu oluyor. Gelişimin oturaklı basamağı: resmen yayınlanmış bir patch, hotfix veya service pack. Ama o basamakla bulunduğumuz basamak arasında süren bir hayat var ve buna ister Production deyin, ister Gerçek Hayat. Geliştirme ekibi belki sabredebilir ama sabretmeyen taraf Gerçek Hayat. Durum böyle.
Kim bilir belki de hayatın da hotfix’e ihtiyacı vardır.