Yasaklanacak Ne Kaldı? 8 May 2008
Yazan Umut AYDIN, Kategori : Genel, Bilişim , 3 yorum
Bu hafta bir YouTube geleneği daha gerçekleşti. İşin komik tarafı TK’nın YouTube’dan Türkiye’de resmen temsil edilebilir bir yapıya girmesini istemesi oldu. Öyle bir yapıya hangi genel müdürü kurban ederler bilinmez. Düşünsenize sırf YouTube Türkiye’ye genel müdür’lük yaptığınızdan bir gece evinizde uyurken polis tarafından gözaltına alınmamanız şans meselesi olur.
Daha ne kadar dağa küsen tavşan olup kafamızı kuma gömeceğiz belirsiz. En demokrat geçinen iktidarlar zamanında bile polis devleti olma alışkanlığımızı bırakabilmiş değiliz. Bunun en somut örneğine 1 Mayıs’da şahit olduk.
Aşağıda Mehmet ve Çetin Altan’ın birer gün ara ile 2001 yılında yazdıkları iki yazı var Türk Internet’inin akibeti ile ilgili olarak. Aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen Internet’teki tek gelişme ortalama çaptaki altyapı iyileştirmelerinden ibaret, fikren ve düşünsel olarak bir arpa boyu yol kat ettiğimizi düşünen varsa seve seve dinlemeye hazırım.
Ülkemizdeki bu düşünsel kısıtlama ve aşırı denetçilik tutkusu var olduğu sürece gençlerden beklenen geleceğe yönelik innovatif üretimlerle Türkiye’yi bilişim dahil herhangi bir alanda bir yerlere getirme düşüncesi iyimser bir beklentiden öteye gidemez.
Türkiye’de E-Ticaret’ten beklenen gelir sadece Yonja vb. sitelerin el değiştirmelerinden gelen kâr ve bu alanda gençleri sosyal ve kültürel manada kısıtlayan Internet kullanımı arttırmayı hedefleyen bir dikey büyüme ise diyecek birşey yok tabii.
Ama bu ülkenin bilişimcileri, şirket yöneticileri gayet net bildikleri ve normalde olması gereken bilişimin sosyal hayatla olan etkileşiminin Türkiye’deki çarpıklığına hangi sebeplerden değinmezler o da ayrı bir tartışma konusu. Ben dahil her şirket yöneticisinin idareyi eleştirirken ticari menfaatlerimizi de göz önünde bulundurmamız gerektiği konusu tartışılmaz elbette. Fakat akl-ı selim her Türk vatandaşının idrak edebildiği noktalardaki eksiklikleri dile getirmesi ve başarıyı hedefleyen idarenin de bu eleştirileri dikkate alması oturduğumuz koltuklardaki ciro hedefleri ve yönetim görevlerimizden de öte vatandaşlık görevimizdir.
Mehmet Altan (Prizma) - Şaka Gibi
http://arsiv.sabah.com.tr/2001/06/02/y13.html
Çetin Altan (Şeytanın Gör Dediği) - “Ahım gibi ah, var mı acep ahlar içinde”
http://arsiv.sabah.com.tr/2001/06/03/y03.html
